Domates biber ve salatalıkta zehir tespit edildi

Greenpeace Akdeniz’in açıkladığı raporda, pazar ve marketten alınan domates, salatalık ve biber örneğinin yarısında bir ya da birden fazla sayıda pestisit kalıntısı tespit edildiğine dikkat çekildi.

Raporda, pestisit kalıntıları açısından marketlerden alınan örneklerin pazarlardan alınan örneklere kıyasla daha fazla risk içerdiği belirtildi.

Greenpeace Akdeniz, 90 adet domates, salatalık ve biber örneğini inceleyerek hazırladığı “Soframızdaki Tehlike: Pestisit” raporunun sonuçlarını açıkladı. Gıda mühendisi Bülent Şık tarafından yazılan rapor Greenpeace.org sitesinde yayımlandı. Raporda çarpıcı veriler elde edildi.

Raporda, 2019 yılı Ağustos, Ekim ve Kasım aylarında Türkiye’de faaliyet gösteren beş büyük market ve bir semt pazarından alınan 30’ar adet domates, yeşil biber ve salatalık olmak üzere toplam 90 örnek incelendi. Gıda örneklerinde 620 farklı çeşit pestisit kalıntısının incelendiğinin belirtildiği raporda, pestisit analizleri konusunda uluslararası akreditasyona sahip bir laboratuvarda kalıntılar analiz ettirildi.

Rapordan öne çıkan bazı dikkat çekici bulgular şöyle verildi:

Kullanılması yasak pestisit kalıntısı tespit edildi

90 adet domates, yeşil biber ve salatalık örneklerinin yüzde 15,6’sında (14’ünde) ürünlerde kullanılması yasak pestisit kalıntısı tespit edildi.

Mevsim dışındaki örneklerde arttı

Ağustos ayında alınarak incelenen domates, yeşil biber ve salatalık örneklerinde tespit edilen pestisit sayısı toplamda 56 iken, bu sayının sebzelerin yetiştikleri mevsim dışında alınıp incelenen örneklerde arttığı görüldü. Ekim ayında sayının neredeyse iki katına (96) ve Kasım ayında ise yaklaşık üç katına (139) çıktığı tespit edildi.

90 örneğin yarısında (yüzde 52) hormonal sistem üzerinde etkili bir ya da birden fazla sayıda pestisit kalıntısı, yine 90 örneğin yarısında (yüzde 49) sucul canlılar, arılar, algler ve faydalı böcekler açısından çok zararlı olan pestisitlerin kalıntısı tespit edildi.

Marketlerden alınan örneklerde risk daha fazla görüldü

Marketlerden alınan örneklerin pestisit kalıntıları açısından pazarlardan alınan örneklere kıyasla yüzde 14 farkla daha fazla risk içerdiği görüldü. 90 adet gıda ürününün yaklaşık yarısının (yüzde 42) doğal hayatta biyolojik birikime neden olan, toksik etkisi çok uzun süre kalıcı pestisit kalıntısı içerdiği belirlendi.

90 örneğin üçte birinde (yüzde 33,3) pestisit uygulayıcıları açısından sorun teşkil eden pestisit kalıntıları tespit edildi. Ağustos ayında alınan örneklerin hiçbirinde 5 ve 5’ten fazla pestisit kalıntısı içeren örnek tespit edilmedi. Ekim ayında alınan 30 örneğin 4’te 1’inde; Kasım ayında alınan 30 adet örneğin ise yaklaşık yarısında 5 ve 5’ten fazla pestisit kalıntısına rastlandı.

Bir yeşil biberde 14 adet farklı pestisit kalıntısı bulundu

Soframızdaki Tehlike:Pestisit Raporu’ndan

Kasım ayında sadece bir yeşil biber örneğinde tam 14 adet farklı pestisit kalıntısı bulundu. Bir pestisitin tek başına sahip olduğu toksik etki diğer pestisitlerle bir arada olduğunda “kokteyl etkisi” denen daha fazla olumsuz etkiye sahip olabiliyor.

Greenpeace 2016 yılında pestisitleri sağlığa etkilerine göre sınıflandırarak bir “Kara Liste” hazırlamıştı. Yeni araştırmada incelenen 90 ürünün yüzde 77’sindeki pestisit kalıntılarının “Kara Liste”deki memelilere toksisite ve çevresel toksisite içinde yer alan kriterlerin birine ya da birkaçına aykırı olduğu tespit edildi.

Pestisit kullanımı Türkiye’de 59 bin tona ulaştı

Dünyada pestisit kullanım miktarının 3 milyon ton civarında olduğunun belirtildiği raporda, Türkiye’de 1979 yılı ile 2018 yılları arasında pestisit kullanımının yedi kat artış göstererek 59 bin tona ulaştığına dikkat çekildi. Raporda, “Toplam pestisit miktarının yüzde 40’ı beş ilde, Antalya (yüzde 10,1), Manisa (yüzde 9), Adana, (yüzde 5,7), Mersin (yüzde 5,7) ve Aydın (yüzde 5,7) illerinde kullanılmaktadır.” denildi.

‘Üretici semt pazarlarının kurulması büyük fayda doğuracaktır’

Raporun sonuç ve öneriler kısmında, yerel yönetimlerin ekolojik tarımı yerelde özendirici, kent tarımı ve kent bahçeciliği yapmayı mümkün kılan, gıda toplulukları ve gıda kooperatiflerinin ekolojik tarım yapan çiftçilerle buluşmasını kolaylaştırıcı düzenlemeler yapması gerektiği belirtilerek, üretici semt pazarlarının kurulmasının büyük fayda doğuracağı ifade edildi.

‘Pestisitlerin kullanımından derhal vazgeçilmeli’

İnsan sağlığına ve doğal hayata büyük zararı olan pestisitlerin kullanımından derhal vazgeçilmesi gerektiğine vurgu yapılan raporda, “Özellikle karsinojenik etkili, üreme sağlığı için çok zararlı ve mutajenik etkili pestisitlerle, hormonal ve nöral sistem üzerinde bozucu etkilere sahip pestisitlerin kullanımına derhal son verilmelidir.” denildi.

‘Ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya’

Raporda, herhangi bir koruyucu donanım olmaksızın pestisit uygulaması yapan çiftçiler ve tarım işçileri ile pestisitlerin yoğun olarak kullanıldığı bölgelerde yaşayan insanların ciddi sağlık sorunları ile karşı karşıya olduklarının söylenebileceğine vurgu yapıldı.

‘Sağlık sorunları en fazla bebek ve çocukları etkilemektedir’

Bu konunun bebek ve çocuk sağlığını da yakından ilgilendirdiğine işaret edilen raporda, şunlar kaydedildi: “Tarımsal alanlarda ve kentlerde pestisitlere maruz kalma sonucu ortaya çıkacak sağlık sorunları en fazla bebek ve çocukları etkilemektedir. Anne karnındayken veya doğum sonrası yaşamın ilk yıllarında pestisitlere maruz kalan çocuklarda azalmış vücut ağırlığı ve boy uzunluğu ile doğum, doğum anomalileri, hormonal sistem ve nöral gelişim bozuklukları, bilişsel yetilerde gerileme, lösemi hastalığı riskinin artışı gibi çeşitli sağlık sorunları görülebileceği belirtilmektedir.”