Prof. Dr. Pala: Bakanlık aşı sayısını artırmak için işin kalitesini bozmaktan kaçınmalı

TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı’nın her 5 dakikada bir randevu vererek aşı olmayı tehlikeli hale getirdiğine vurgu yaptı.

Pala,“5 dakikada bir aşı yapmak fiziksel yakınlığı da tehlikeye sokuyor, günlük yapılan aşı sayısını artırmak için işin kalitesini bozacak işlerden kaçınmalı Bakanlık.” dedi.

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı ve Gazeteci Fatih Portakal’ın moderatörlüğünde “Aşı Hakkında Merak Ettikleriniz” başlıklı online program düzenledi. Programda TTB Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala ve Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji uzmanı Prof. Dr. Murat Akova konuşmacı olarak yer aldı.

‘Kötü durumdaki Aile Sağlığı Merkezleri’nde aşılama yapma pek de kolay değil’

Programın açılış konuşmasını yapan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı, aşılamanın 14 Ocaktan beri devam ettiğini ve Sağlık Bakanlığı’nın bugün itibarıyla bu sürecin hızlandırılması için düzenlemeler yapılacağını duyurduğunu hatırlattı.

TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı

Korur Fincancı, bu düzenlemelerde bahsedilen birinci basamak olan halk sağlığı merkezlerinin öneminin bilindiğini ama 5 dakikada bir aşılamanın, saat 23.00’a kadar aşılama yapılmasının, çok sayıda sağlık çalışanının eksik olduğu koşullarda, kötü durumdaki aile sağlığı merkezlerinde aşılama yapmanın pek de kolay olmadığını belirtti.

Korur Fincancı, “En sağlıklı biçimde hep beraber toplumsal bağışıklığa ulaşıp bu salgınla baş etmeyi istiyoruz.” dedi.

Gazeteci Fatih Portakal

‘Bakanın sözlerine güveniyor size mesafeli yaklaşıyorduk’

Fatih Portakal, TTB’ye hitaben “Gerçek bilgileri, ulaşılması gereken bilgileri edindiğimiz için iyi ki varsınız, 1 sene önce Sağlık Bakanı’nın siyasetçi kimliğini bilmediğimiz için sözlerine güveniyor size mesafeli yaklaşıyorduk, kamu adına bilinmesi gereken çok şeyi cesaretle paylaşıyorsunuz” dedi.

‘Toplumun çoğunu aşılamak yetmez, çoğunluğu bağışıklamak gerekli’

İlk konuşmacı olarak söz alan Prof. Dr. Kayıhan Pala, bulaşıcı hastalık salgınlarına farmakolojik olmayan girişimler ve farmakolojik girişimler diye 2 ana yaklaşımla yanıt verildiğini belirtti. Pala, farmakolojik olmayan girişimleri kişisel koruyucu önlemler, çevresel önlemler, fiziksel uzaklık önlemleri ve seyahatle ilgili önlemler olarak açıkladı.

Farmakolojik girişimlerin ise aşı ve ilaç olduğunu kaydeden Pala, Covidin ilaçla kesin tedavisi olmadığını aşının ise etkili olduğunun kanıtlandığını ifade etti. Pala aşının önemini şöyle özetledi:

“Bulaşıcı hastalık salgınlarına yanıt verirken aşı çok önemli. Aşı ile yapmak istediğimiz virüsü kontrol altına alarak toplumda yayılımını önlemek. Toplumun yüzde 67’sinden fazlasını bağışıklarsak bu hastalığı salgın olmaktan çıkarırız. Çoğunluğu aşılamak yetmiyor çoğunlukta bağışıklığı sağlamak gerekiyor. Ayrıca aşı yaptıktan sonra duyuranlığın artması için 6 haftalık bir zaman geçmeli.”

Prof. Dr. Murat Akova

‘Mutant virüs, aşı etkinliğini azaltıyor’

Pala’dan sonra söz alan Prof. Dr. Murat Akova ise, “Aşı olduk antikorumuz çıktı her şey bitti diye bir şey yok. Aşıdan sonra da önlemleri devam ettirmek gerekiyor” diyerek mutasyonların aşı etkinliğine karşı da sorun yarattığına işaret etti. Akova, şimdilik bilinen İngiltere, Güney Afrika ve Brezilya kaynaklı 3 mutasyon olduğuna vurgu yaparak, “Bunlar daha kolay bulaşıyor İngiltere mutantı daha öldürücü ve en önemlisi bunlar aşı etkinliğini azaltıyor” dedi.

‘Mutant virüsün gen yapısını incelemek zorundayız’

Mutant virüsle ilgili Kayıhan Pala da, virüsün binlerce kez değişim geçirdiğine değinerek Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) buna hızla bulaşması ve hastalığın şiddetini artırması nedeniyle endişe verici varyant dediğini kaydetti. Pala, mutant virüsün incelenmesi gerektiğine dikkat çekerek şunları söyledi:

“Virüsün gen yapısını inceleyecek ciddi bir çalışmaya ihtiyaç var, bizde bu teknoloji var ama rutin bir uygulama yok. İngiltere’de sadece Ocak ayının sonunda 214 bin virüs örneği incelendi. Bize bu konuyla ilgili çalışma var mı yok mu bakanlık aydınlatıcı bilgi vermiyor.”

‘Bakanlık şeffaf şekilde bilgi vermiyor’

Sağlık Bakanlığı’nın veri paylaşımında şeffaf olmadığını belirten Korur Fincancı da, “Şu an için resmi verilere göre 13 milyon aşı geldi. 100 milyon aşı gelecek deniyor ama doğruluğu bilinmiyor; şeffaflık yok. Aşıyı yurttaşın vergisiyle alıyorlar ama ona şeffaf şekilde bilgi vermiyorlar” dedi.

TTB Covid-19 İzleme Kurulu üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala

‘Mutasyonun önüne geçmek için en kısa sürede en çok kişi aşılanmalı’

Virüsü ne kadar baskı altına alırsan o kadar şekil değiştireceğini ifade eden Pala, aşılamayı uzun zamana yayarak parça parça yapınca mutasyon geçirmesine zemin hazırlandığını vurguladı. Pala “Muhtemelen aşıların zaman içinde değiştirilmesi gerekecek, bizim önceliğimiz mümkün olan çok insanı en kısa sürede aşılamak olmalı.” dedi.

‘Ağır hastalık geçirenlerin kanlarında 6 aylık antikor oluşuyor’

Hastalıktan kurtulmak için eldeki tek silahın aşılanmak olduğunu vurgulayan Murat Akova, hastalığı hangi grubun daha ağır geçireceğine dair kesin veri olmadığını, toplum bağışıklığının mümkün görünmediğinin altını çizdi. Akova, ayrıca ağır hastalık geçirenlerin kanlarında 6 aylık antikor oluştuğuna dikkat çekti. 

‘İki doz aşı olmak gerekiyor’

Kısa sürede dünya nüfusunun çoğunun aşılanmasının önemli olduğunu belirten Akova, “İsrail nüfusunun yüzde 75ini aşılamış ama hemen yanındaki Filistin’e sadece bin aşı göndermiş, buradaki virüsten yeniden etkilenmeme ihtimali yok.” dedi.

Aşıda doz aralığı arttıkça antikor üretiminin arttığını belirten Akova, “0-28 gün daha etkili ikinci dozdan sonra da antikor üretimi için 14 gün gerekiyor. Tek doz aşının koruyuculuğu çok düşük iki doz aşı olmak gerekiyor” dedi.

‘Aşı sayısını artırmak için işin kalitesini bozmaktan kaçınılmalı’

Kayıhan Pala, Sağlık Bakanlığı’nın her 5 dakikada bir randevu vererek aşı olmayı tehlikeli hale getirdiğini vurgulayarak aşıdan önce hastalara çeşitli sorular somak için, sonra da bir yan etki var mı diye gözlemlemek için bu aralığın daha uzun olması gerektiğini ifade etti.

Pala, “5 dakikada bir aşı yapmak fiziksel yakınlığı da tehlikeye sokuyor, günlük yapılan aşı sayısını artırmak için işin kalitesini bozacak işlerden kaçınmalı Bakanlık.” dedi.

‘Ülkedeki herkes aşıya eşit erişmeli’

Ayrıca Pala, mültecilerin aşılanmasıyla ilgili hala bir açıklama yapılmadığını ve planlama olup olmadığının bilinmediğinin belirterek “Ülkede yaşayan herkes ayrımcılık olmadan aşılanmalı” dedi.

Yeni1Mecra