Şehir Plancıları: Alaçatı’da suç işleniyor

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi, Alaçatı sulak alanında yapımı devam eden inşaatların yasaya aykırı olduğunu ve derhal durdurulmasını istedi.  

Alaçatı’da yapılan süper lüks villaların önüne teknelerin getirilebilmesi için kanal genişletme çalışması yapılıyor.

İzmir Çeşme’deki Alaçatı Port Kanal Kent Toplu Konut Projesi, 2004 yılında uygulamaya geçti. Alaçatı Koyu’nda yer alan ve 2 bin 304 lüks konut inşa edilmesi planlanan projenin birinci etabında, 27 bin 500 metrekare alan üzerinde 143 ultra lüks villa, bir butik otel, restoran, marina, açık ve kapalı yüzme havuzları inşa edildi.

Alaçatı Port Turizm A.Ş.’nin ortaklık yapısına yüzde 5 hisse ile ortak olan Çeşme Belediye Başkanı, 14 Ekim 2020 tarihinde projenin ikinci etabına da ruhsat verdi ve 4 bin 500 metrekare alan üzerindeki 24 ultra lüks villa inşaatı başladı. Bu yapıların önüne tekne yanaştırabilmek için ise su kanalı genişletme faaliyetine girişildi. İş makinelerinin su kanalını derinleştirme ve genişletme işlemi sürüyor.

Şehir Plancıları Odası ve Mimarlar Odası İzmir şubeleri, mevsimlere göre sayıları ve türleri değişen bir biçimde üreme ya da göç güzergahını mola ve beslenme amaçlı olarak kullandığı tespit edilen 150’nin üzerindeki kuş türü, alana özgü olarak varlığı tespit edilen su yılanı ve yine bilimsel çalışmalarla tespiti yapılan endemik-endemik olmayan flora ve faunaya sahip alanda devam eden projenin hukuka aykırı olduğunu vurguladı.

Suç teşkil ediyor

Şehir Plancıları Odası İzmir Şubesi Yönetim Kurulu’nun sorularımıza verdiği yazılı açıklamada, bölgede kıyı kenar çizgisinin belirsiz olduğu, alanda doğal yapıya yapılan her türlü müdahalenin suç teşkil ettiği ifade edildi.  Alaçatı Sulak Alanı’nda “kıyı kenar çizgisi” belirlenmeden yapılacak her türlü uygulamanın 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği’ne aykırı olduğu kaydedilen açıklamada, “İzmir 3. İdare Mahkemesi’nin E.2012/2133, K.2015/357 sayılı kararı ile iptal edilen kıyı kenar çizgisinin belirlendi ise hangi tarihte ve nereden geçtiği herhangi bir şüpheye yer bırakmaksızın kamuoyuna açıklanmalıdır”  denildi.

3621 Sayılı Kıyı Kanunu kapsamında bulunan bir bölgede yapılacak iş ve işlemlerde Tabiat Varlıkları Bölge Komisyonu’nun izninin yeterli olmayacağı vurgulanan açıklamada, komisyonun yetkisinin Doğal Sit Alanı ile sınırlı olduğu, kıyı kenar çizgisi ile ilgili değerlendirme yetkisinin bulunmadığının altı çizildi.

Valilik izni alındı mı?

Kıyıda yapılacak işlemlerde valilikten izin alınması gerektiği hatırlatılan açıklamada, konuya ilişkin İzmir Valiliği’nin izni olup olmadığının açıklanması istendi. Söz konusu alanda yürütülen inşaat faaliyetlerinin derhal durdurulması talep edilen açıklamada, son olarak ilgili idarelere, meslek odalarına ve tüm İzmirlilere çağrı yapılarak sorumlulukları hatırlatıldı.

MA / İZMİR